tasavvuf devleti

şeriat deveti gibi birşey değil. güzel birşey. kimseyi korkutmuyor. gel ne olursan ol yine gel !

krista allen

malum emmanuelle serilerinde oynarken henüz 23 yaşında imiş. yeni genç kız, taze, çıtır. şaka gibi gerçekten. yazık etmiş kendisine. pürüzsüz bir güzelliği varmış. ki şu an piyasada ilahe diye dolaşan adrana limalara, scarlett johanssonlara 5 başar. cidden yazık olmuş.

şu an 40 yaşlarında falan...

sakin ve teslimiyetci zihin yapisina girmesi gereken kizlar

<bkz: adriana lima>

yenilgi sonrasi intiharla sonuclanan inziva

1) kişi intihar etmeden evvel inzivaya çekilir.
2) iyice düşünür, taşınır, kaşınır vs...
3) kişi yenilgiden sonra inzivaya çekilir.
4) intihar eder.

böyle birşey.

o değil de nasıl koydu galatasaray :))

eksi sozluk

an itibariyle 45. defa yazarı olmaya çok yaklaştığım sözlük.

şöyle hazır, kullanılmamış 10 entry de buldum mu, bu iş 1 haftaya kadar tamamdır. yardımcı olmak isteyen arkadaşlara duyurulur. giremiyorum amk. entry girme özürlüsüyüm. gelin sabaha kadar konuşak ama elime kalemi aldım mı olmuyor amk.

bir kimlige ihtiyac duymadan yasamak

mümkün. hayatta onların amk.

amat

buna böyle "denizcilik terimleri var bık bık bık falan.." dememek lazım. çok mükemmmel, çok güzel bir romandır. okuyun işte amk.

anne

evladını evladından daha iyi bilen insan. mecaz değil, gerçekten böyle.

kendimi çözemiyorum. tıkanıyorum uzun süredir. sonra düşünüyorum da: ya annem beni nasıl idare ediyordu ? diye... sağ olsa gidip soracam çünkü o varken güzeldi herşey.

olum o değil de, böyle anlatsam roman olur gibi birşey oldu. ergen olduk amk.

ataturk un mezardan kalkip herkesin anasini bellemesi

bu durum da benim anamın da mezarından kalkması gerekecek.

olur mu ? bence olmaz.

zelisa

nickini tersten okuyunca "asi lez" gibi bir şey çıkıyor ortaya. sabah sabah fark ettim, gizli bi mesaj mı var acaba ?

cemkirik limon dilimi

biraz kırdım, biraz kaba oldum, sapıttım galiba. ama suç onda. elinin hamuruyla benimle konuşmaya çalıştı. ben kimim ? ömer, muhittin, refik... artistlik ben de ama ona sökmez. kusura bakmasın. gündüzü, gecesi iyi olsun.

orhan pamuk

romanlarında yarattığı atmosfer insanda sevişme isteği uyandırıyor.

pek öyle edebiyattan anlamam. kitap eleştirisi yapamam. entel kapasitem vasat. kitap eleştirilerini de okumam. hatta bu eleştirmenler kimmiş, o nu da bilmem. kitap eleştirmenliği nedir, ne işe yarar hiç bilmem. hayatımda bir defa bi roman eleştirisi okumuştum, o da yarrak gibiydi. amın oğlu, "adam virgül atlamış." diyordu. o.ç. takıldığın şey bu mu amk ?

neyse işte, esas diyeceğim bir kesim bu adamın nobel almasını sorguluyor. nobelini sikeyim. şu vasat okuma kapasitemle en sevdiğim türk romancıdır orhan pamuk. ve bu hissimin vasat olmamdan kaynaklandığını zannetmiyorum. yaşar kemal'in bir çok romamnını okudum. ahmet hamdi tanpınar ın 2 romanını okudum. oğuz atay'ın 1 romanını okudum. ama hiçbirinden bu adamın romanlarıından aldığım tadı almadım.

aziz yildirim

türk futbolunun marie antoinettesi. türk futbolundaki bütün pislikleri, ibnelikleri, puştlukları bir tek karakterde, kendi karakterinde toplayabilmiş bir zat. umarım bir devrim olur da kafası bir daha kulllanılmamak üzere ezilir.

cevdet bey ve ogullari

bi de cevdet bey'in sike sürülecek aklı olmayan hanımı nigan hanım'ın kafayı kırdığı son zamanları okuyana kemalist kokoşları hatırlatıyor.

cevdet bey ve ogullari

en ince ayrıntısı, hikayenin 3. neslinden olan refik'in oğlu, cevdet bey'in torunu ahmet'in, cevdet bey'in ihtilalci asker kardeşinden kalma oğlundan aldığı istihbaratla büyük amcası osman'a ve akabinde tüm aileye "darbe olacak, ordu yönetime el koyacak." demesi, orhan pamuk'un romanı 1979 yılında tamamlaması ve hakikatende 1 yıl sonra yani 1980 yılında ordunun darbeyle yönetime el koyması. bayaaa ilginç bir ayrıntı.

cevdet bey ve ogullari

bi de ince ayrıntılar var. erzincan depremi gibi. yakışıklı ömer'in yüzünün erzincan depreminde yara alması gibi.

cevdet bey ve ogullari

bi de şey var sonunda. bitirdikten sonra insana ömer'in nasıl bir toprak ağası olduğunu, muhittin'in nasıl bir siyasetçi olduğunu merak ettiriyor insana.

cevdet bey ve ogullari

bi de bu romanı böyle 25 yaşındayken falan okursanız karakterlerin tam olarak sizin kopyanız olduğunu düşünürsünüz. merak edersiniz.

refik misiniz, ömer mi, muhittin mi ?

25'inde,30'una kadar çok iyi bir şair olamazsa intihar edeceğini söyleyen kerhaneci muhittin gibi ufak bir siyasetçi mi olacaksınız ?

25'inde ortalığı sikip atma hayalleri kuran ömer gibi bir toprak ağası mı olacaksınız ?

yoksa hikayeniz refik in hikayesi gibi bir apartmanın sik kadar dairesinde sefil bir şekilde mi sonlanacak?

cevdet bey ve ogullari

orhan pamuk'un "sessiz ev" ile beraber okunması, anlaşılması en kolay romanı. bence kanında romancılık olan bir bir insanın rahatlıkla yazabileceği bir roman. ki orhan pamuk bu romanı 22 yaşında yazmaya başlamış 26'sında bitirmiş. adam olacak çocuk olduğunu ispatlamış.

turkiye futbol federasyonu

çok pis işlerin içinde. umarım sinsi hesapları kendi ellerinde patlar.